İyinin İyisi…
Anadolu’nun güzel deyişlerindendir; “Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi demek” Hayatımıza dair bir “terazi” olması anlamında ne kadar değerli… İş yaşamında, bu deyişteki “yanılsama” içine çoklukla düşülüyor.
Anadolu’nun güzel deyişlerindendir; “Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi demek” Hayatımıza dair bir “terazi” olması anlamında ne kadar değerli… İş yaşamında, bu deyişteki “yanılsama” içine çoklukla düşülüyor.
Hayallerimiz, tutkularımız, amaçlarımız; kısaca hayatımız… Bazen çok keyifli, Bazen bizi zorlayan, Bazen de çok sürprizlerle dolu hayatımız… Her gün hayatımızı “güzel kılmak” için uğraşıyoruz.
Her kurumun sıçrama yapacağı “zaman dilimleri”ne ihtiyacı vardır. Bu zaman dilimlerinin başında ise fuarlar gelir. Her kesimin -satıcısından alıcısına- heyecanla beklediği bu özel günler, hem kurumların hem de sektörlerin dinamizminin “Nirvana”sı sayılır. Yılların birikiminin, yılların deneyiminin sonucu, “yeni” ürünler…
Profesyonel boks; ilginç ve bir o kadar da ders çıkarılası müsabakalardır. İlginçtir, ilk dakikasında da bitebilir, 15 raund sonunda da… Binlerce kişinin aylar, yıllar öncesinden bilet aldığı maç, daha birinci dakikasında bir yumruk ve nakavt ile sonlanabilir.
Bir müzeye gittiğimizde, Bir galeride dolaştığımızda, Denizin dokunduğu kıyıya baktığımızda, Bir çiçekle karşılaştığımızda, Bir dağ sırasını gözlerimizle taradığımızda… Güzelden, estetikten kolaylıkla bahsetmeye başlarız…
Her insanın hayatında yazı tura attığı bir konu mutlaka vardır. Ya kararsızlık anında, ya da yenişilemeyen bir oyun sonunda bir para, havada dönmüş ve yere düşmüştür. Çoğu zaman bu yazı turalar, atıldığı anda unutulmuş, ancak bazıları ise insanların kaderini değiştirmiştir.
Tarih, büyük yürüyüşlere tanıklık etmiştir. İnanç adına yapılanlardan, yeni yurt aramalara, hak arayışlarından, su kaynaklarına ulaşmaya kadar çok değişik nedenlerle insanlar yürümüşlerdir. Bu yürüyüşlerin bir kısmı, sadece yürüyenlerin kaderini değiştirmekle kalmış, bir kısmı ise çok büyük insan topluluklarının kaderini değiştirmiştir.
Beyaz bir kağıt, Beyaz bir duvar, Beyazlara bürünmüş bir dağ… Kısaca tüm beyaz yüzeyler. İster küçücük bir kağıt parçası, ister uçsuz bucaksız alanları kaplayan kar… Aynı anda hem boşluk hem doluluk…
Yeni bir düşünce, yeni bir anlayış, yeni bir buluş… Yeni bir gelecek düşüncesi. Kulağa çok hoş gelse de, “yeni”, çoğunlukla bir tepkiyle karşılaşır. İnsanlık tarihi boyunca bu tepki hep olmuştur. Bu tepkiyi ortadan kaldıranlar, büyük aşamalar kaydetmiş, toplumlarını geliştirmişlerdir.
