Önce bademler çiçek açmaya başladı. Onu erikler takip ediyor. Badem ve erik; baharın ilk habercisi olarak yüz gösterdiler. Her bahar, yeni bir umut olarak gelir. Bedenimizi ve ruhumuzu yenilediğimiz zamandır ilkbahar…
İnsanlık tarihi, ‘kahramanlar geçidi’, biraz daha ileri götürürsek, ‘zaferlerin tarihi’dir. Kahramanlıklar ve zaferler üzerinden inşa edilmiş her bilgi ise açıkçası yarımdır. Ve böyle inşa edilmiş tarih, şunu der; ‘Kahraman olmanız için, zafer kazanmalısınız…’
İnsan kendisi ile yüzleşmeye, baş başa kalmaya ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacın kökeninde; belleğimiz ile geleceğin doldurulmayı bekleyen boş levhaları arasında gidip gelme isteği yatar. Bunun gerçekleşmesi için de insanın ‘’yalnızlığını yalnız’’ yaşaması gerekir. Bu bir melankoliye kapılmak, kendini kendinden tecrit […]
Ülkemizin her bir tarafının “kendine has” güzellikleri ve atmosferi olduğu bir gerçek. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine doğası, yüzlerce kültürün bıraktığı izler, ülkemizi dünyanın en özel yerlerinden biri yapıyor. Üzerinde yaşadığımız coğrafyada her bir nokta, insanın farklı duyularına ve ruhuna katkılar […]
Sartre; “bazen kendinizden uzaklaşıp, kendinize bakın” der. Her insanın belki de yaşam felsefesi yapması gereken düşüncelerden biridir bu. Zira kendimizden uzaklaşıp kendimize bakabilmemiz, objektif değerlendirme yapabilmenin temel koşuludur. Sürekli içeriden bakmak, bütüne dair olanı, bir başka deyişle “büyük resmi” görememektir.
Hayallerimiz, tutkularımız, amaçlarımız; kısaca hayatımız… Bazen çok keyifli, Bazen bizi zorlayan, Bazen de çok sürprizlerle dolu hayatımız… Her gün hayatımızı “güzel kılmak” için uğraşıyoruz.
Anadolu’nun küçük kasabası şekerlemeleriyle ünlüymüş. O kadar güzel şekerlemeler yapılırmış ki, insanlar sadece bu küçük kasabaya şeker almaya gelirlermiş. Başka kasabaların şekerlemecileri, bu kasabada farklı ne yapılıyor diye araştırırlarmış. İşin sırrını çözebilmek için, girmedikleri kılık, söylemedikleri yalan kalmamış. Pencere aralıklarından gözetlemeler, […]
Tarih, büyük yürüyüşlere tanıklık etmiştir. İnanç adına yapılanlardan, yeni yurt aramalara, hak arayışlarından, su kaynaklarına ulaşmaya kadar çok değişik nedenlerle insanlar yürümüşlerdir. Bu yürüyüşlerin bir kısmı, sadece yürüyenlerin kaderini değiştirmekle kalmış, bir kısmı ise çok büyük insan topluluklarının kaderini değiştirmiştir.
Sokaklar gri, Gökyüzü gri, Deniz gri, Toprak gri, İnsanlar gri, Kısaca her şey gri… Günler geceler boyu süren tek tonlu bir dünya… Sonra bir gün;
