Deniz Gözlüğü…
Yaz günleri, deniz ile en çok haşır neşir olunan zaman. Kıyısında güneşlenilen, Serinlemek için yüzülen, Ve kışın hastalanmamak için (!) girilen, Çoğunlukla da “ne olacak işte deniz” olarak algılanan su alanı…
Yaz günleri, deniz ile en çok haşır neşir olunan zaman. Kıyısında güneşlenilen, Serinlemek için yüzülen, Ve kışın hastalanmamak için (!) girilen, Çoğunlukla da “ne olacak işte deniz” olarak algılanan su alanı…
İnsan belli bir yaşa geldiğinde, dönüp yaşadıklarına bakıp, muhasebesini yapsa; önemli sonuçlara ulaşabilir. Bu muhasebe “kendi iradesi” ile gerçekleştirdikleri üzerine olmalıdır. Doğru bir değerlendirme için, kendi iradesi dışında olanlar yer almamalıdır. Örneğin “doğmak” gibi.
Eski zamanlardan bugüne gelen ve en çok kullanılan cümlelerinden biri; “Gün gelecek…..” biçiminde başlar. Geleceği, “gelmeyecek” bir durum ve dalga geçilecek bir alan olarak görmektir bu yaklaşım… O günün mantığıyla düşünce denilen şey; “eski zaman sandıklarının” eşyasıydı.
Köşebaşından döndüğünde, Bir mektubun satır aralarında, Okuduğun bir ilanda, Bir telefon ahizesindeki seste, Bir duvara kazınmış 2500 yıllık işarette… Ya da… Hiç tahmin edemediğimiz bir şekilde karşımıza çıkan “sürpriz”ler.
Çoğu insan, duymak istediklerini duymaktan mutlu olur. Farklı düşünceler karşısında ise dudak bükerler. Bu yüzdendir ki yanlarında, doğruyu söyleyenleri değil, dalkavukları isterler. Karşılıklı birbirlerinin ağırlandığı bu ortamın temel özelliği; dış dünyaya karşı bir tür “körlük” oluşturmasıdır… İçinde yaşadığımız dünyanın gerçeği […]
“Bir hayalim var” Basit, ama derin bir cümle… Hele bu cümleyi bir işadamı kuruyorsa hem derin hem de zordur. İki nedenle zordur; 1) “Bu kadar işin, bu kadar somut şeyin içinde, boş işlerle uğraşma” diye düşünen grupların “ilginç” bakışlarına ve […]
